Aydın İli Hakkında Geniş Bilgi

aydın ili

Aydın ilinin nüfusu, konumu, tarihi, ekonomisi, iklim ve bitki örtüsü, tarihi eserleri gibi geniş bilgilere erişebilirsiniz.

Aydın Ege bölgesinde “Efeler Diyarı” olarak tanınan ve dünyanın en iyi incirinin yetiştiği şirin bir vilayetimiz.

Ege denizi, Muğla, Denizli, Manisa ve İzmir ile çevrilidir.Türkiye’nin en dağlık illerinden biridir. 37°30′ ve 38°03′ kuzey enlemleri ile 27°00′ ve 28°57′ doğu boylamları arasında yer alır.

Yüz ölçümü: 8.007 km2 (3.091,5 mi2)
Nüfus (2013) : 1.020.957 (Toplam)
İl alan kodu: 256
İl plaka kodu: 09

Aydın, Türkiye’nin Ege Bölgesi’nde yer alan, turizm ve tarım açısından en gelişmiş illerdendir. Ege Denizi’ne kıyısı vardır. Didim ve Kuşadası gibi Türkiye’nin iki önemli turizm merkeziyle turizm potansiyeli yüksek bir ildir. Plaka kodu 09’dur. Aydın Türkiye’nin ilk demiryolu kurulan şehridir. Aydın’da çok sayıda tarihi eser bulunur. Türkiye’nin en uzun ikinci tüneli buradadır. Nüfus bakımından Türkiye’nin 20. büyük ili, Ege Bölgesi’nin ise İzmir’den ve Manisa’dan sonraki 3. büyük ilidir. İlde toplam 17 ilçe bulunur.

Aydın nesiyle ünlü
Deve Güreşleri,
Büyük Menderes Nehri,
Afrodisias-Milet- Didim-Priene Antik Kentleri ile Kuşadası,
Aydın inciri,
Dilek Yarımadası Milli Parkı

Ege bölgesinde, İzmir’den sonra en kalabalık vilayettir. Trafik kod numarası (09)‘dur.

İsminin Menşei
Selçuklu beylerinden Menteş Bey, tarihi “Tralles” şehrini ele geçirerek “Güzelhisar” ismini verdi. Bilahare burası Aydınoğullarının eline geçti. Aydınoğlu Mehmed Bey bu şehri çok güzel imar ettiği için “Aydın’ın Güzelhisar’ı” denmeye başlandı. Bu sebepten zamanla yalnız “Aydın” ismi kullanıldı.

Tarihi
Aydın’ın tarihi oldukça eskidir. M.Ö. 3000 ve 2000 yılları arasında Orta Asya asıllı ilk Oğuz Türkleri Ege adaları, Makedonya, Mora Yarımadası ve Anadolu’nun Ege sahillerine, bu arada Aydın’a da geldiler. Nitekim 11. asırda gelen Oğuz Türkleri Aydın’ı ele geçirdiklerinde Türkçe konuşan, bazı Türk örf ve adetlerini devam ettiren, fakat Hıristiyanlaşmış Oğuz Türkleri ile karşılaştıklarında çok şaşırdılar. Zamanla bunların mühim kısmı Müslüman oldu. Aydın gibi Ege adalarının ilk sakinleri de daha sonra benliklerini kaybeden Orta Asya asıllı Türklerdir. Aydın kalesini ilk olarak Argoslar kurdular.

Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hitit İmparatorluğu Aydın’ı ele geçirdi. Burası, Hititler zamanında (M.Ö. 2500 senelerinde) çok gelişti. Daha sonra sırasıyla Frikya Krallığı, Lidya Krallığı, Persler, Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından ele geçirildi (M.Ö.333). Şehir, İskender’in ölümünden sonra Şelevkoslar (Asya İmparatorluğu) Bergama Krallığı ve M.Ö. 130 senesinde Roma İmparatorluğunun eline geçti. M.S. 395’te Roma İmparatorluğu bölününce, Aydın, Doğu Roma İmparatorluğunun payına düştü.

Daha sonra Kutalmışoğlu Birinci Süleyman Şah, Aydın’ı fethetti. Fakat bir müddet sonra Haçlı seferlerinden faydalanan Bizanslılar, şehri tekrar geri aldı. Selçuklu uç beylerinden Menteş Bey, 1280’de Aydın’ı tekrar fethederek, Sasa Beye verdi. Aydınoğlu Mehmed Bey 1310’da Aydın’ı Sasa Beyden geri aldı.

İzmir ve Aydın, Aydınoğulları (Aydın Türkmen)Beyliğinde bulunuyordu. Başşehirleri Ödemiş yakınındaki “Birgi” idi. 1335’e kadar İlhanlılara tabi olarak varlıklarını sürdürdüler. İlhanlıların zayıflamasından istifade ederek bağımsızlıklarını kazandılar. Birinci Murad Han zamanında Osmanlı hakimiyetine girdiler. 1390 senesinde Sultan Yıldırım Bayezid Han zamanında Osmanlı Devletine katıldılar. 1402 Ankara Savaşından sonra Aydınoğlu Cüneyd yeniden bağımsızlık peşinde koştu. Fakat 1426’da öldürülünce bu teşebbüs de sona erdi. Aydın’da, Selçuklu devri (1186-1300), Aydınoğulları (1300-1426) ve Osmanlı devri (1426-1922) tarihleri arasındadır.

Aydın, Osmanlı devrinde, merkezi Kütahya’da bulunan Anadolu beylerbeyliğinin (eyaletinin) 14 sancağından (vilayetinden) biriydi. 1811’de eyalet merkezi, 1830’da tekrar sancak oldu. Birinci Dünya Harbini müteakip 27 Mayıs 1919’da Yunan ordusu Aydın’ı işgal etti. Mert ve kahraman yöre halkı 57. fırkaya katılarak Yunan kuvvetlerini 30 Haziran 1919’da Aydın’dan çıkardılar. Takviye alan Yunan kuvvetleri yeniden saldırarak 4 Temmuz 1919’da şehri tekrar işgal etti. 7 Eylül 1922’de işgalden kurtuldu. Yunanlılar kaçarken Aydın’ı tamamen yakıp yıktılar.

Fiziki Yapı
İl topraklarının % 64’e yakını dağlarla, % 15’i platolarla, % 21’i ovalarla, dağ ve platoların çoğu ormanlarla kaplıdır.

Dağları: Büyük Menderes Nehrinin meydana getirdiği geniş ve bereketli vadinin kuzeyinde bulunan Aydın Dağları, İzmir’in Küçük Menderes Ovası ile Aydın Ovasını ayırır. Başlıca dağları; Oyuk Dağı (1479 m), Samsun Dağı (1237 m), Madran Dağı (1618 m), Gökbel Dağı (1412 m), Beşparmak Dağı (1350 m), Cevizli Dağı (1819 m), Bey Dağı (1674 m)’dır.

Ovaları: Aydın Ovası 24 bin km2 olup çok bereketlidir. Büyük Menderes Nehrinin binlerce senedir taşıdığı alüvyonlu topraklar, ovanın verimini artırmaktadır. Denizden yüksekliği 40 metredir. “Koçarlı”, “Çerkeş”, “İncirli” ve “Söke” ovaları, Aydın Ovasının birer parçalarıdır. “Çine Ovası” ise Büyük Menderes Nehrine dökülen çay ve derelerin meydana getirdiği vadilerdir.

Akarsular: İlin en büyük ve önemli akarsuyu Büyük Menderes Nehridir. 307 kilometrelik bu nehrin, 170 kilometresi Aydın’dan geçerek denize dökülür. İlin diğer irili ufaklı 50 kadar çay, dere ve dereciklerinin hepsi Büyük Menderes’i besler. Tarımda, sulama işlerinde bu nehirden büyük ölçüde istifade edilir. Büyük Menderes dışındaki başlıca akarsuları, Çine Çayı, Karasu, Akçay ve Dandalas Çayıdır.

Göller: Aydın’ın tek tabii gölü Bafa Gölüdür. Aydın ile Muğla arasında 60 kilometrekarelik bir göldür. Eski çağlarda Ege Denizinin bir körfezi olan Bafa Gölü, Büyük Menderes Nehrinin taşıdığı toprakla denizden tamamen irtibatı kesilmiş ve zamanla tatlı su gölü olmuştur. Göl; sazan, levrek, kefal ve yılan balığı bakımından zengindir.

“Kemer Barajı gölü”, Akçay üzerindedir. 750 milyon m3 su birikir. Buradaki hidroelektrik santralında senede 150 milyon kilovat saat elektrik enerjisi üretilir.

İklim ve Bitki Örtüsü
Akdeniz iklimi hüküm sürer. Yazları sıcak ve kurak, kışları yağışlı ve ılık geçer. Senelik sıcaklık ortalaması 17-18°C’dir. Kuzey rüzgarları sebebiyle Akdeniz bölgesine göre daha serindir. Senelik yağış miktarı 580-1000 mm arasındadır.

Yüzölçümünün % 40’a yakını orman ve makilerle kaplıdır. Ormanlarda her çeşit ağaç bulunur. Meşe, çınar, kızılçam, karaçam, fıstıkçamı, ıhlamur, kuruyemiş, delice, dişbudak, defne ve kestane oldukça fazladır. Ovalarında ise her çeşit meyva, sebze ve tarım ürünleri yetişir. 806 bin 715 hektar mer’a ve çayır, 250 bin hektar orman, 6722 hektar göl ve bataklık ile, 109 bin 600 hektar tarıma müsait olmayan toprak mevcuttur.

Ekonomi
Ekonomisi tarım, tarıma dayalı sanayie ve turizme dayanır. Nüfusun % 71’i tarımla uğraşır. Ulaşım kolaylığı, iklim ve tabii güzelliklerin ve tarihi eserlerin çok olması sebebiyle turizm oldukça gelişmiştir.

Tarım: Ovaları çok bereketlidir.Modern tarım araçları, gübreleme ve sulama ile verim daha da artmıştır. Türkiye’de incir üretiminde birinci, pamuk ve zeytin üretiminde ikincidir. Başlıca tarım ürünleri saf pamuk, çiğil pamuk, buğday, arpa, patates, ayçiçeği, mısır, tütün ve susamdır.

Aydın’da meyvecilik ve sebzecilik çok önemlidir. Tarıma elverişli arazinin yarısı meyve ve sebzecilik için ayrılmıştır. 2,5 milyon incir, 15 milyon zeytin, 1 milyona yakın turunçgil ağacı ile meyvecilik oldukça ileridir. Senede 110 bin ton incir, 110 bin ton zeytin ve 45 bin ton üzüm elde edilir. Ayrıca badem, ceviz, armut, kavun, karpuz, kestane, vişne, kiraz, kayısı, erik, elma, antep fıstığı ve her çeşit meyve yetişir.

Sebzecilik, seracılık ve turfanda sebzecilik çok gelişmiştir. Seralar, jeotermal enerji ile ısıtılmaktadır. Senede ortalama 25 bin ton pırasa, 25 bin ton lahana, 60 bin ton patlıcan, 120 bin ton domates, 60 bin ton biber ve 40 bin ton soğan yetiştirilir.

Dünyanın en lezzetli inciri Aydın’da yetişir. Sarılop, göklop ve karazaplak, sultan lop, ak lop, ballı lop, aydın lopu ve şekerli lop cinsleri vardır. Endüstri bitkilerine ayrılan alanlar, hububat ziraatine ayrılan alanlardan daha fazla yer tutar. Bu özellik Türkiye’nin başka hiçbir ilinde görülmez.

Hayvancılık: Bitki örtüsü ve iklimi bakımından hayvancılık gelişmiştir. Fakat mer’alar gittikçe azalmaktadır. Koyun, kıl keçisi ve sığır beslenir. Arıcılık gelişmekte olup, arı kovan sayısı 70 bine yükselmiştir. Tavukçuluk da bazı bölgelerde önem arz etmektedir.

Ormancılık: Tomruk, sanayide kullanılan direk ve 40 bin ster (1 ster, 1 m3 kesilmiş odun yığını) yakılacak odun elde edilir. Ormanlar dağınıktır. Her sene altı milyona yakın çam ve diğer ağaç fidanı dikilmektedir.

Madenler: Maden bakımından zengin değildir. Sadece az miktarda linyit ve zımpara taşı çıkar. Bundan değirmen taşı imal edilir. Civa, antimon, baryum, demir, kuvars, amyant, mağnezyum ve talk madenleri bulunmuş fakat işletilmemektedir.

Enerji: Sıcak yeraltı suları seracılıkta kullanılır. Kemer hidroelektrik santralı vasıtasıyla senede 150 milyon kilovat saat, muhtelif küçük enerji santrallarında beş milyon kilovat saat elektrik enerjisi istihsal edilmekte olup, enterkonnekte sisteme bağlıdır.

Sanayi: Aydın’da tarıma dayalı sanayi daha gelişmiştir.Yağ ve sabun, konserve ve dokuma fabrikaları vardır. Başlıcaları Söke İplik Fabrikası,Nazilli İplik Fabrikası, Nazilli Basma Fabrikası ve Aydın Tekstil İplik Dokuma İşletmesidir. Bunların dışında Koçarlı Alüminyum Profil ve Boru Fabrikası, oto yedek parçaları ve dondurma makinası imal eden fabrikalar, tarım aletleri, çimento, tuğla, kiremit ve mobilya imal eden işletmeler mevcuttur.

Ulaşım: Ege sahilini takip eden E-24 karayolu Aydın’dan geçer. Aydın komşu il merkezlerine asfalt yollarla bağlıdır. Aydın’ı ilçe ve köylere bağlayan yollar oldukça kalitelidir. Denizli, Aydın, İzmir demiryolu vardır. Aydın’a ait Kuşadası limanına büyük yolcu gemileri yanaşabilir. Ayrıca bu limanda yüzlerce yat barınır.

Nüfus ve Sosyal Hayat
Aydın ilinin toplam nüfusu 1990 sayımına göre, 824.816 olup, bunun 384.711’i ilçe merkezlerinde, 440.105’i köylerde oturmaktadır. Yüzölçümü 7870 km2 olup, nüfus yoğunluğu 105’tir.

Örf ve adetler, folklor: Efe ve zeybeklere ait oyun, türkü ve bunlara ait yiğitlik hikayeleri, Aydın’a ait folklorün temeli olmuştur. Efe ve zeybeklerin, mahalli halkın kendine mahsus bir giyim ve kuşamı vardır.

Halk şairlerinden meşhurları:Köşkdereli Fethi, Aşık Ömeri, Kuloğlu ve Visali’dir. Aydın, zengin folkloru, gelenek ve görenekleri ile Ege’nin seçkin bir ilidir. Bunlar Oğuz Türklerine kadar dayanır. Güreş bilhassa köylerde yaygındır.

Yetişen meşhurlar: Aşık Ömer 18. asırda yaşamış halk şairidir. Demirci Mehmed Efe, İstiklal Savaşı kahramanlarındandır. Adnan Menderes 1950-1960 arasında başbakanlık yapmıştır. On dördüncü asırda yaşamış olan tıp bilgini Hacı Paşa, 15. asırda yaşamış Molla Yegan ile Muslihiddin Mustafa Çelebi, 17. asırda yaşayan İshak Hoca Ahmed Efendi, 19. asırda yaşayan Kuyucaklızade Atıf Mehmed Efendi, Aydın’ın yetiştirdiği büyük alimlerdendir.

Eğitim: Aydın’da okuma-yazma oranı yüksektir. Bu oran % 80’in üzerindedir. Lise sayısı 24, Teknik ve Meslek Lise sayısı 28’dir.

Tarihi Eserler ve Turistik Yerleri
Aydın, tarihi eserler ve turistik yerler bakımından zengindir. Türkiye’nin ve dünyanın ünlü sayfiye şehirlerinin arasında yer alır.

Üveys Paşa Camii: Mısır Beylerbeyi Üveys Paşa tarafından 1568’de yaptırılmıştır. 1899 depreminde yıkılan cami, tekrar yaptırılmıştır. Yunan işgalinde yanan cami, 1948’de Vakıflar Müdürlüğünce tamir ettirilmiştir.

Hasan Çelebi Camii (Eski-Yeni Camii): Mısır beylerbeyi Üveys Paşanın kardeşi Hasan Çelebi, 1585’te yaptırmıştır. 1899 depreminde minaresi, Yunan işgalinde ise cami harab olmuştur. Daha sonra yapılan tamirat üzerine, Eski-Yeni Camii diye anılmaya başlanmıştır. Mermerden yapılmış minber ve mihrabı çok güzeldir.

Ramazan Paşa Camii: Beylerbeyi Ramazan Paşa tarafından 1594’te yaptırılmıştır. 1899 depreminde minare, mihrab ve minberi yıkılmıştır. 1901’de Sökeli Halil Paşa ilk şeklinden değişik olarak tekrar yaptırmıştır. Yunan işgali sırasında direniş toplantısının burada yapılmış olması yüzünden Milli Mücadele tarihinde önemli yeri olan cami, işgal sırasında büyük zarar görmüştür. Daha sonra Vakıflar Müdürlüğünce tamir ettirilmiştir.

Ahmed Paşa Camii (Ağaçarası Camii): Ahmed Şemsi Paşa tarafından yaptırılmıştır. Minaresi kırmızı tuğladan olduğu için Kırmızı minareli Camii olarak da tanınır.

Cihanoğlu Camii ve Külliyesi: 1756’da Müderris Abdülaziz Efendi tarafından yaptırılmıştır. Türk barok mimarisinin önemli örneklerinden olan cami, Yunan işgali sırasında tahrip edilmiştir. 1950’den sonra Vakıflar Genel Müdürlüğünce tamir ettirilmiştir. Medrese kısmı 1954’te Vakıf Öğrenci Yurdu yapılmıştır.

Nasuh Paşa Külliyesi: Aydınlı Nasuh Paşa tarafından 1708’de yaptırılmıştır. Medrese, küçük bir mescit ile han ve hamamdan meydana gelmiştir.

Cihanzade Mustafa Bey Camii (Çarşı Camii): Koçarlı’dadır. On sekizinci asır ortalarında Mustafa Bey tarafından yaptırılmıştır. Mermer minberi barok motiflerle süslüdür.

İlyas Bey Camii ve Külliyesi: Söke’nin Balat köyü yakınındadır. 1404’te Menteşeoğullarından İlyas Bey tarafından yaptırılmıştır. Beylikler dönemi mimari özelliklerini üzerinde toplaması yüzünden önemlidir.Külliye cami, medrese ve türbeden meydana gelir. Türbe harab durumdadır. Medrese odalarından ise, sadece doğu yönündeki bir tanesi kalmıştır.

Mehmed Paşa Kervansarayı: Kuşadası’nda deniz kıyısındadır. On yedinci asır başlarında Damat Mehmed Paşa yaptırmıştır. 1966’da tamamen onarım gören kervansaray, bugün otel olarak kullanılmaktadır.

Milet Kervansarayı: On beşinci asırda Menteşe Beyi İlyas Bey tarafından Milet tiyatrosu önünde yaptırılmıştır.

Milet (Milmatos): Antik bir şehirdir. Iyonya’nın meşhur bir liman şehri idi. Büyük Menderes’in sürüklediği toprakların denize yığılmasından içerde kalmıştır. Türklere ait devirde ise Milet’e yakın Balat mühim ticaret merkezi olmuştur. Menteşeoğlu İlyas Bey’in 1403’te Balat’ta yaptırdığı cami, Türk mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Milet’te harabe halinde başlıca kalıntılar; kale liman abidesi, liman salonu, hamamlar (Delphinios, Faustin), stadyum, kilise, agora ve Athane mabedidir.

Priene (Güllübahçe): Söke yakınlarındadır. Lidyalılar zamanında kurulmuştur. Başlıca harabeler; kale, surlar, su kemerleri, tiyatro, mabetler (Mısır, Athena, Büyük İskender Kybele, Demetler), agora, kilise ve mukaddes evdir. Lidya, Pers ve Roma devrinin büyük bir şehri idi. En büyük hususiyeti, bugünkü modern şehircilik planlarına göre inşa edilmiş olmasıdır.

Tralles (Eski Aydın): Eski Tralles Harabeleri olarak stadyum, tiyatro, zafer anıtı ve agora bulunmaktadır. Argoslular tarafından kurulmuştur.

Magnesia: Aydın’a 37 km uzaklıktadır. Üçüncü asırdan kalma Artemis Mabedi, yedinci asırdan kalma surlar ile 15. asra ait cami vardır.

Nyssa (Sultanhisar): Roma devrine ait kütüphane, agora, tünel, mabed ve Türk devrine ait eserler vardır.Tepe üzerinde kuruludur.

Afrodisia: Karacasu’nun Gevye köyünde Afrodisia şehrinin harabeleri vardır. İçinde tapınak ve tiyatronun bulunduğu şehir, surla çevrilidir. Tapınakta iyon mimarisi hakimdir.

Didim (Didyma): Yenihisar’da Didyma şehir harabelerinde Apollon Mabedi (Güneşe tapanların)Anadolu’daki en büyük tapınağıdır. Eski çağlarda falcı ve müneccimlerin merkezi idi.

Alabanda: Çine’nin Araphisar köyünde (göl kenarında) Alabanda Harabeleri arasında tiyatro, Apollon Mabedi bulunur.

Alinda: Çine’nin Karpuzlu köyü yakınlarında Alinda Hararabelerinde tiyatro, agora, su yolu ve sur bulunmaktadır. Karyalılar tarafından kurulmuştur.

Amyzon: Çavdar köyünde Amyzon Harabeleri vardır. Roma Mabedi başlıca tarihi kalıntıdır.

Dilek Yarımadası Milli Parkı: On bir bin hektara yakın bir bölgedir. Bir kısmı Kuşadası, diğer kısmı ise Söke sınırları içindedir. Çok zengin bitki örtüsü yanında tarihi eserler de bulunmaktadır.

Madran Dağı: Aydın-Çine yolu üzerinde, ormanı ve sağlık suları ile ilgi çeken bir yerdir.

Tavşanburnu: Söke-Didim arasında orman içinde bulunan bir mesire yeridir.

Kemer Barajı, Paşa Yaylası, Karacasu, Sultanhisar, Pınarbaşı ve Tellidede diğer mesire yerleridir.

Aydın Kaplıcası: İl merkezinin doğusundadır. İkisi kapalı, biri açık üç havuz vardır. Sağlık açısından büyük bir önemi yoktur.

İmamköy Kaplıcası: Aydın’ın doğusunda İmamköyü yakınındadır. Böbrek rahatsızlıklarına faydalı ve ağrılı hastalıklarda yatıştırıcı bir özelliğe sahiptir.

Alangüllü Kaplıcası: Germencik ilçesinin 12 km kuzeyindedir. Etrafı ağaçlıktır. Kaplıcada 38 oda ve 60 kadar baraka bulunmaktadır. Romatizma ve diğer ağrılı hastalıklar ile deri hastalıklarına iyi gelmektedir.

Çamur Kaplıcası: Germencik ilçesi yakınlarında Çamköy civarındadır. Çamur banyoları ağrılı hastalıklara iyi gelir.

Gümüş Kaplıcası: Germencik ilçesinin batısındadır. İçme kürlerinin karaciğerin işlevlerini düzenleyici ve safra söktürücü etkileri vardır. Banyo ise, deri hastalıkları ve romatizmaya faydalıdır.

Kemer-Sazlık Köyü Kükürtlü Kaplıcası: Söke ilçesine 9 km uzaklıktadır. Deri hastalıklarına faydalıdır.

Ortakçı Kaplıcası: Nazilli’nin Ortakçı köyü yakınlarındadır. İçme kürleri karaciğer ve safra kesesinin çalışmasını düzenler. Ayrıca vücudun metabolizma artıklarını temizleme etkisi de vardır.

Kızıldere Kaplıcası: Aydın-Denizli sınırındadır. Kaplıcada 80-100 yataklı bir otel vardır. İçme kürleri karaciğer ve safra kesesi üzerinde olumlu etki yapar. Sindirim sisteminde salgı yapan dokuların etkinliklerini arttırır. Pankreasın çalışmasını düzenler.

Kuşadası Kaplıcası: İlçenin 4 km güneydoğusundadır. Banyo kürleri hareket sisteminin ağrı ve tutukluk yapan çeşitli hastalıkların iyileştirilmesinde faydalanılır.

Güzelçamlı İçmesi: Kuşadası’nın güneyinde, denizin yakınındadır. İçme kürü sürgün ilacı etkisi vardır. Mide-barsak sistemine bağlı salgı bezlerinin, salgısını artırır.


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 Kişi oy verdi, 5 üzerinden ortalama puan: 4,00. Puan vermek ister misiniz?)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.