Ayan Meclisi (Hey’et-i Ayan)

ayan meclisi

Osmanlı Devletinde 23 Aralık 1876’daki Kanun-i Esasi’ye göre, Meb’usan Hey’eti ile birlikte Meclis-i Umumi’yi meydana getiren hey’et.

Hey’et-i Ayan da denilmektedir.
İlk Ayan Meclisi II. Abdülhamit’in Dolmabahçe Sarayı’nda Meclis-i Umûmî’yi açtığı sırada işe başladı (19 Mart 1877 pazartesi günü). Server Paşa başkanlığında 27 üyesi vardı. II. Abdülhamit Meclis-i Mebusan’ı dağıtınca (13 Şubat 1878) çalışmaları durdu, fakat üyeler devletten maaş aldılar, kendilerine itibar edilmeye devam etti.

Bu heyet, II. Meşrutiyet’in ilanıyla yeniden görev aldı (17 Aralık 1908) ve kadrosu zaman zaman değişti. Bu görev de ancak Mütareke devrine ve İstanbul’un İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesine kadar devam etti (16 Mart 1920). Bu sırada Meclis-i Mebusan dağılmıştı, Padişah tarafından atanan hükümet de kendi kendini lağvedince Ayan Heyeti varlığını koruyamadı (4 Kasım 1922). Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulunca tamamen hükümsüz oldu.

Hey’et-i Ayanın üye sayısı Hey’et-i Meb’usanın üye sayısının üçte birini geçmezdi. Ayan olabilmek için, eserleriyle, hizmetleriyle tanınmak ve kırk yaşını doldurmak gerekliydi. Hey’et-i Ayana giren bir üyenin üyelik hakkı hayatı boyunca devam ederdi. Meb’usan Hey’eti toplanmadıkça, Ayan Hey’eti de toplanamazdı. Fevkalade hallerde padişahın isteği veya mebusların salt çoğunluğunun yazılı isteği ile meclis vaktinden önce açılabilirdi. Ayan Hey’eti, Meb’usan Hey’etince kabul edilip kendisine gönderilen kanun ve bütçe tasarılarını madde madde inceler, uygun olmayan maddeleri tespit ederek düşüncesini belirtirdi. Burası da, ya tamamen reddeder veya değiştirir, yahud düzeltilmesi için Meb’usan Hey’etine geri gönderirdi. Kabul ettikleri tasarıları tasdik ederek sadrazama gönderirlerdi.

İlk Ayan Hey’eti 19 Mart 1877 günü Sultan Abdülhamid Han tarafından Dolmabahçe’nin büyük salonunda meclisin açılması ile vazifeye başladı. Padişah tarafından tayin edilen bu hey’etin, 27 üyesi vardı. Ayan Hey’eti çalışmalarına bir sene kadar devam etti. Meb’usan Meclisinin faaliyeti, bu meclisin çoğunluğunun Türk olmayan azınlıkların elinde olması sebebiyle 13 Şubat 1878 tarihinde Sultan Abdülhamid Han tarafından durdurulunca, Ayan Hey’eti İkinci Meşrutiyetin ilanına kadar (1908) harhangi bir vazife görmedi. Fakat üyeleri hiçbir göreve tayin edilmediler ve normal maaşlarını aldılar. İkinci defa meclis açıldığı zaman bu heyetten hayatta yalnız üç kişi kalmıştı.

Bu heyet, 1908 Kanunu Esasi değişikliği ile her yıl kasım ayı başında toplanmaya, padişah iradesiyle açılmaya ve dört ay süren çalışmasından sonra aynı şekilde kapanmaya başladı. Ayan meclisinin açılması, Mebusan meclisinden sonra olurdu. Olağanüstü hallerde ya padişahın isteği veya mebusların çoğunun yazılı müracaatı ile Meclis-i Umûmî daha erken açılarak toplantı süresini uzatabilirdi.

Nazırlar ile birlikte her iki heyetin üyeleri toplanır ve padişahın bir önceki yıl içinde yapılan ve bir sonraki yıl içinde yapılacak olan işler hakkındaki nutku okunurdu. Ayan üyeleri aynı gün başkanlarının yanında, padişaha, vatana, Kanunu Esasi hükümlerine ve vazifelerine sadık kalacaklarına dair ant içerlerdi.

Mebusan heyetinin kabul ettiği kanun ve bütçe tasarıları Ayan heyetine gelir ve burada dinî, ahlâkî, iktisadî, sosyal, askerî v.b. açılardan incelenir, gerekiyorsa değiştirilir veya düzeltilmesi için Mebusan heyetine geri giderdi. Ayan heyetinin kanun yapmak veya değiştirmek hakları da vardı.

Kanun-i Esasi’de 1909’da yapılan değişikliklerle, her konuda yasa teklifi yetkisini elde eden Ayan Meclisinin hukuki varlığı Osmanlı Devletinin ortadan kalkmasıyla son buldu.


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Puan vermek ister misiniz?)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.